Esenler eski Belediye Başkanı Mehmet Öcalan, Radyo Esenler’de yayınlanan “İftarı Beklerken” programında 28 Şubat döneminde yerel yönetimlerin karşılaştığı zorlukları ve Esenler’de gerçekleştirilen sosyal çalışmaları paylaştı.
Ramazan ayının manevi atmosferinde yayınlanan Radyo Esenler ve İstanbul’un Sesi ortak yapımı “İftarı Beklerken” programında, Esenler eski Belediye Başkanı Mehmet Öcalan konuk oldu. Musa Ada ve Ömer Çelik’in sunuculuğunu üstlendiği programda, Türkiye’nin yakın tarihindeki önemli dönüm noktalarından biri olan 28 Şubat süreci ele alındı. Öcalan, o dönemde belediyelerin karşı karşıya kaldığı denetimler ve baskılar ile Esenler’de yürütülen sosyal çalışmalar ve yaşanan dikkat çekici olaylara dair hatıralarını dinleyicilerle paylaştı.
28 Şubat dönemini “bu memlekete vurulan en büyük darbelerden biri” olarak nitelendiren Mehmet Öcalan, özellikle Refah Partili belediye başkanlarının yoğun bir denetim ve takip altında olduğunu ifade etti. Belediyede açılan bir mescidin dahi inceleme konusu yapıldığını belirten Öcalan, yetkililerin kadınlar ve erkekler için ayrı mescid bulunup bulunmadığı gibi detayları sorguladığını söyledi. Bu süreçte mescid kullanımını belirli saatlere göre düzenleyerek çözüm ürettiklerini dile getirdi.
Ramazan ayında gerçekleştirilen sosyal çalışmaların büyük önem taşıdığını vurgulayan Öcalan, Üsküdar’da başlatılan iftar vakti çorba ikramı uygulamasından ilham alarak Esenler’de Yörük çadırı kurduklarını söyledi. Kurulan çadırda ihtiyaç sahibi vatandaşlara iftar imkânı sunulduğunu belirten Öcalan, maddi imkânsızlık yaşayan ailelerin burada sıcak yemekle buluşturulduğunu ifade etti. Bu uygulamanın ilçede dayanışma kültürünü güçlendirdiğini de sözlerine ekledi.
Başörtüsü konusunda net bir ilke benimsediklerini ifade eden Öcalan, kimsenin kimse üzerinde baskı kurmaması gerektiğini belirtti. “Başını örtmek isteyen örter, örtmeyene de kimse baskı yapamaz.” diyen Öcalan, özgür iradenin esas olduğunu vurguladı.
Medya üzerinden sakalı nedeniyle eleştirildiğini de hatırlatan Öcalan, belediye başkanı olmadan önce de sakallı olduğunu belirterek, “Eğer demokrasi varsa, Esenler halkı beni bu hâlimle seçmiştir” sözleriyle değerlendirmede bulundu.
Öcalan’ın paylaştığı en çarpıcı hatıralardan biri ise Dörtyol Merkez Camii’nde yaşanan olay oldu. Öğle namazı öncesinde caminin camlarının kırıldığını, içeriye molotof atıldığını ve duvarlara provokatif yazılar yazıldığını anlatan Öcalan, toplumda infial oluşmaması için hızlı bir şekilde önlem aldıklarını söyledi. Bu kapsamda caminin üst katını kapattıklarını ve namazın alt bölümde kılınmasını sağlandıklarını ifade etti.
Esenler’in toplumsal yapısına da değinen Öcalan, ilçeyi “Yaşayan Anadolu” olarak tanımladı. İlçede milli ve manevi değerlere bağlı güçlü bir toplumsal yapı bulunduğunu belirten Öcalan, camilerin yalnızca Ramazan ayında değil yıl boyunca dolu olmasının da bunun önemli bir göstergesi olduğunu söyledi.